top of page

Akran Zorbalığını Tanımak: Şaka mı, Zorbalık mı?

Yazarın fotoğrafı: Zeynep Okur Guner, PhD
Zeynep Okur Guner, PhD
3 Eyl
2 dakikada okunur




Akran zorbalığı, çocukların ve gençlerin ruh sağlığını ciddi anlamda etkileyen bir sorundur. Araştırmalar, bu tarz deneyimleri çocuklarda ve ergenlerde kaygı, depresyon, düşük akademik başarı ve daha ağır durumlarda kendine zarar verme veya intihar düşünceleriyle ilişkilendirilmiştir.


Akran zorbalığı tam olarak nedir? Zorbalığı, arkadaşlar arasındaki günlük sorun ve çatışmalardan nasıl ayırt edebiliriz? Bazen, ergenler bu tarz sorunları ebeveynleri ile paylaşmaktan cekinebilirler. Peki biz belirtileri nasıl fark edebiliriz? Nelere dikkat etmeliyiz? Bu tarz bir sorunla karşılaştığımızda çocuklarımızı evde nasıl destekleyebiliriz? Ve çocuğumuz birine zorbalık yapıyorsa ne yapmalıyız?


Bunlar önemli sorular. Bu yazı dizisinde, bu konuları derinlemesine ele alacağım.


Önce, akran zorbalığının tanımıyla başlayalım.


Anti-Bullying Alliance'a göre akran zorbalığı şöyle tanımlanır:


"Bir kişinin veya grubun, aralarında bir güç dengesizliği bulunan başka bir kişiye yönelik, tekrarlayan ve kasıtlı olarak zarar verme davranışı."


Ebeveynler için takılma, şakalaşma, arkadaşlık çatışması ile akran zorbalığı arasındaki fark cok belirgin olmayabilir. Zorbalığı olağan arkadaşlık çatışmalarından ayıran en temel noktalar; bilinçli zarar verme niyeti, süreklilik ve güç dengesizliğidir.


Zorbalık, incitici bir söz veya bir seferlik yaşanan anlaşmazlık gibi tek bir olaydan ibaret değildir. Zarar vermeyi amaçlayan, tekrarlayan bir davranıştır. Bunun yanı sıra, zorbalığı yapan ile mağdur arasında bir güç farkı vardır. Bu dengesizlik; popülerlik veya sosyal statü, yaş, fiziksel büyüklük veya başka şekillerde kendini gösterebilir.


Zorbalığa maruz kalan bir çocuk, bu güç dengesizliği nedeniyle sıklıkla bir çaresizlik duygusu yaşar; yani kendini savunamaz ve zorbalığı durduramaz. Örneğin, bir çocuk başka bir çocuğa tekrar tekrar acımasız şakalar yapabilir. Her ne kadar, bu davranış kabul edilebilir olmasa da, karşındaki çocuk kendini savunabiliyor ve karşılık verebiliyorsa, bu durum zorbalıktan ziyade çatışma olarak değerlendirilir. Bu ayrım önemlidir.


Zorbalık yüz yüze veya çevrimiçi gerçekleşebilir; ve pek çok şekilde kendini gösterebilir:


-Fiziksel zorbalık: itmek, vurmak, dürtmek, ısırmak veya diğer fiziksel zarar verme biçimleri.


-Sözel zorbalık: lakap takma, hakaret, alay, dedikodu yayma, küçümseme, tehdit etme, ısrarlı takılma…


-Duygusal zorbalık: dışlama, kasıtlı olarak yalnız bırakma, eziyet etme, eşyaları saklama, alay etme, aşağılama, manipülasyon ve baskı…


-Cinsel zorbalık: istenmeyen fiziksel temas, uygunsuz yorumlar, uygunsuz/cinsel içerikli görüntülere maruz bırakma veya cinsel nitelikli taciz…


Zorbalık ne kadar yaygın?


TUIK’in 2024 yilinda yaptığı araştırma sonuçlarına göre, ülkemizde 6-17 yaş aralığında, çocukların yüzde 13.4’lük bir kesimi ayda en az bir kaç defa akran zorbalığına maruz kalıyor. Cinsiyet üzerinden bakıldığında ise akran zorbalığına maruz kalan erkek çocuk oranı yüzde 13.4, kız çocuk oranı ise yüzde 14.2. Çevrimiçi zorbalığa gelince, gençlerin yüzde 10’u orta şiddette zorbalığa maruz kaldığını belirtirken, yüzde 1.6’sı ise yoğun bir şekilde maruz kaldığını belirtiyor.


Bir sonraki yazıda, akran zorbalığına maruz kalan çocuklara odaklanacağım: bir çocuğun zorbalığa uğradığına işaret edebilecek duygusal, davranışsal ve fiziksel belirtileri ve ebeveynlerin çocuklarına bu zor dönemi atalatmalarına nasıl yardımcı olabileceklerini anlatacağım.


Kaynaklar:


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "İstatistiklerle Çocuk, 2024" (Children in Statistics, 2024) bulletin — published 18 April 2025.



 
 
 

Yorumlar


İletişim

substack: drzeynepokurguner.substack.com

​

  • Instagram
  • LinkedIn
  • X
bottom of page