Ergenlerle Etkili İletişim: Aynı Dili Konuşmayı Öğrenmek
- Zeynep Okur Guner, PhD

- 5 gün önce
- 4 dakikada okunur

“Ergenlik, yetişkinliğe hazırlık dönemidir." Bu ifade, klinik psikolog Dr. Madeline Levine'e aittir ve ergenlik döneminin özünü oldukça iyi özetler. Bu dönemde gençlerin aynı anda gerçekleştirmeye çalıştığı üç temel gelişim görevi vardır:
· Yetişkin bir bedene sahip olmak,
· Yetişkin bir beyin geliştirmek,
· Yetişkin bir kimlik ve benlik duygusu oluşturmak.
Tüm bunlar aynı anda gerçekleşirken ebeveynlerin görevi, bu gelişim sürecini güvenli ve destekleyici bir şekilde eşlik etmektir.
Ergenlikte Neden Uzaklaşıyor Gibi Görünürler?
Ergenlik döneminin en önemli gelişimsel süreçlerinden biri ayrışma ve bireyselleşme (separation-individuation)sürecidir. Gençler, kim olduklarını keşfedebilmek için ebeveynlerinden psikolojik olarak ayrışmaya ihtiyaç duyarlar. Bu, onları sevmedikleri anlamına gelmez; aksine sağlıklı bir kimlik gelişiminin doğal bir parçasıdır. Ancak bu süreç ebeveynler için kolay olmayabilir. Eskiden uzun uzun sohbet eden çocuğunuz artık odasının kapısını kapatabilir ya da sorularınıza tek kelimelik cevaplar verebilir. Komedyen Tina Fey'in bu dönemi "size ilgi duymayan birine âşık olmak" şeklinde tanımlaması birçok ebeveyne tanıdık gelebilir. https://youtube.com/shorts/5TAShNKMZek?si=l_rbBxX6UgCPdek_
Bu mesafe hissine rağmen araştırmalar son derece tutarlıdır:
Ergenlerin ruh sağlığını ve güvenliğini koruyan en önemli koruyucu faktör, güven duydukları, sevgi dolu ve yakın bir yetişkinle kurdukları ilişkidir.
Dolayısıyla amaç, onların bağımsızlaşmasına izin verirken aynı zamanda ilişkimizi de güçlü tutabilmektir.
Neden İletişim Bu Kadar Önemli?
Ergenlik boyunca çocuklarımızla yüzlerce kısa ama önemli konuşma yaparız. Alkol, sigara, elektronik sigara, madde kullanımı, pornografi, beden algısı, cinsellik, sosyal medya ve arkadaş ilişkileri bunlardan sadece birkaçıdır. Bu konuşmaların etkili olabilmesi için yalnızca ne söylediğimiz değil, nasıl söylediğimiz de önemlidir. Araştırmalar, ergenlerle iletişimde kullanılan dilin, verilen mesajın kabul edilme olasılığını önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir.
1. Hazırlıksız Yakalamayın
Ergenler kendilerini köşeye sıkıştırılmış hissetmekten hoşlanmazlar. Önemli bir konu konuşulacaksa bunu önceden haber vermek savunmaya geçmelerini azaltır.
Örneğin şöyle diyebilirsiniz:
"Bugün elektronik sigarayla ilgili bir haber okudum. Başın dertte değil. Sadece senin bu konudaki düşüncelerini merak ediyorum. Ne zaman konuşmak istersin?"
Bu yaklaşım, sorgulanmak yerine davet edilme hissi yaratır.
2. Gözlemle Başlayın, Yorumla Değil
Konuşmaya değerlendirme yapmak yerine gözlem paylaşarak başlamak daha yapıcıdır.
Örneğin:
"Son zamanlarda eskisinden daha geç uyuduğunu fark ettim."
veya
"Geçen gün ergenlerde elektronik sigara kullanımına ilişkin bir araştırma okudum."
Bu tür girişler suçlayıcı değildir ve gencin savunmaya geçme ihtimalini azaltır.
3. Merak Edin, Hemen Öğüt Vermeyin
İyi iletişim, bilgi vermekten önce bilgi toplamayı gerektirir.
Şöyle sorular sorabilirsiniz:
"Sence yeterince uyuyor musun?"
"Arkadaş çevrende elektronik sigara kullananlar var mı?"
"Bu konuda sen ne düşünüyorsun?"
Buradaki amaç doğru cevabı almak değildir. Amaç, çocuğunuzun dünyasını anlamaktır.
Ergenler yargılanmadıklarını hissettiklerinde çok daha fazla paylaşım yapma eğilimindedir.
4. Yüz İfadenizi Kontrol Edin
Ergenlerle çalışan eğitimci Michelle Icard, ebeveynlere eğlenceli ama bilimsel temeli olan bir öneride bulunur: "Botoks kaşı geliştirin." Bu öneri, Harvard Üniversitesi'nden nörobilimci Dr. Deborah Yurgelun-Todd'un çalışmalarına dayanır. Araştırmalar, yetişkinlerin başkalarının duygularını değerlendirirken daha çok beynin prefrontal korteksini, ergenlerin ise henüz gelişimini tamamlamamış olmaları nedeniyle daha çok amigdalayı kullandıklarını göstermektedir. Bunun sonucu olarak ergenler yüz ifadelerini yanlış yorumlamaya daha yatkındır. Kaşınızı hafifçe kaldırmanız bile onlar tarafından "annem bana kızdı" veya "babam hayal kırıklığına uğradı" şeklinde algılanabilir. Bu nedenle hassas konuları konuşurken mümkün olduğunca sakin ve nötr bir yüz ifadesi kullanmak iletişimi kolaylaştırır.
5. Duygularla Değil, Bilimsel Bilgilerle Konuşun
Ergenlik döneminde soyut düşünme becerileri hızla gelişir. Gençler sorgular, kanıt ister ve söylenenleri eleştirebilirler. Bu gelişimin doğal bir parçasıdır. Bu nedenle korkutmaya dayalı mesajlardan ziyade bilimsel veriler daha etkilidir.
Örneğin:
"Esrar gibi maddeler beynin ödül sistemini etkileyerek tekrar kullanma isteğini artıracak şekilde çalışır. Ayrıca günümüzde kullanılan esrarın THC oranı geçmiş yıllara göre çok daha yüksektir. Bu nedenle bağımlılık ve olumsuz etkileri de eskisine göre daha fazladır."
Bilimsel bilgiler yalnızca ebeveynin güvenilirliğini artırmaz; aynı zamanda gençlerin arkadaş baskısıyla karşılaştıklarında kullanabilecekleri güçlü argümanlar sunar. Konuşmaların kısa ve net olması da önemlidir. Ergenlikte tek bir "büyük konuşma" yoktur; yıllara yayılan yüzlerce küçük konuşma vardır.
6. Beklentilerinizi Açık Söyleyin
Ebeveynler bazen "Mantıklı davran.", "Dikkatli ol." gibi genel ifadelerin yeterli olduğunu düşünür. Oysa ergenler bu mesajları çoğu zaman belirsiz bulurlar.
Bunun yerine açık ifadeler kullanın:
"Alkol kullanmanı istemiyoruz."
"Sigara ve elektronik sigaradan uzak durmanı bekliyoruz."
"Yasa dışı maddeleri denemeni istemiyoruz."
Ardından bunun nedenini bilimsel bilgilerle açıklayın. "Çünkü ben öyle söylüyorum." yaklaşımı ergenlik döneminde genellikle ikna edici değildir. Araştırmalar, sıcak ve güvene dayalı bir ilişki içinde açık sınırlar koyan ebeveynlerin çocuklarının bu sınırlara uyma olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir.
Son Söz
Ergenlerle iletişim kusursuz olmak zorunda değildir. Zaman zaman yanlış anlaşılmalar, tartışmalar ve iletişim kazaları yaşanacaktır. Önemli olan her konuşmayı bir mücadele olarak değil, ilişkiyi güçlendirmek için bir fırsat olarak görebilmektir. Böylece, hem çocuklarımızla ilişkimizi güçlü tutarız, hem de ihtiyaç duyduklarında dayanacakları güvenli bir sığınak olmaya devam ederiz. Çünkü ergenlik geçicidir. Ancak bu dönemde kurulan güven ilişkisi, yetişkinlik boyunca devam edecek ebeveyn-çocuk bağının temelini oluşturur.
Kaynaklar:
Levine M., (2012), “Teach Your Children Well: Parenting For Authetic Success”, Harper Collins, NY
Neufeld G., Mate G., (2024), “Hold On To Your Kids: Why Parents Need To Matter More Than Peers”, Penguin Random House, London
Icard M., (2021), “Fourteen Talks by Age Fourteen: The Essential Converstaions You Need to Have With Your Kids Before They Start High School”, Harmony Books, NY
Deborah Yurgelun-Todd Interview
Lahey J., (2021), “The Addiction Inoculation: Raising Healthy Kids In A Culture of Dependence”, Harper, NY
Tina Fey on Raising Teenagers:



Yorumlar