top of page

“Günün Nasıl Geçti?”: Ergeninizin Size Kendini Anlatmasını Nasıl Kolaylaştırabilirsiniz?

  • Yazarın fotoğrafı: Zeynep Okur Guner, PhD
    Zeynep Okur Guner, PhD
  • 2 gün önce
  • 3 dakikada okunur


Çocuklarımız büyüyüp ergenlik dönemine girdiklerinde, okuldan geldikleri andan itibaren günün her detayını anlatmaya başladıkları o eski günler geride kalır. “Okul nasıldı?” sorusuna çoğu zaman aldığımız cevap ise tek kelimedir: “İyi.” Ve genellikle bunun devamı gelmez.


Yeni eğitim-öğretim yılına girmeye çok yaklaştığımız şu günlerde, ergenlerimizin okulda ve hayatlarında olup bitenleri bizimle paylaşmalarını nasıl kolaylaştırabileceğimiz üzerine düşünmek faydalı olabilir. Çünkü mesele yalnızca onlara doğru soruyu sormak değil; kendilerini bizimle konuşmaya hazır ve güvende hissedecekleri bir ortam yaratabilmektir.


Eve geldiklerinde onlara biraz zaman tanıyın

Öncelikle şunu hatırlamak önemli: Ergenlerin okuldan eve geçiş yapmak için zamana ihtiyaçları olabilir. Okulda gün boyunca kurallara uymaları, ders programını takip etmeleri, sosyal ilişkilerini yönetmeleri ve bir anlamda sürekli “tetikte” olmaları gerekir. Eve geldiklerinde ise bu tempodan çıkıp rahatlamaları zaman alabilir. Bu nedenle kapıdan girer girmez, “Bugün okul nasıldı?” diye sormak yerine, daha rahat ve beklentisiz bir yaklaşım deneyebilirsiniz: “Hoşgeldin. Umarım okulda güzel bir gün geçirmişsindir.” Sonrasında bırakın. Israr etmeyin, soru yağmuruna tutmayın. Bazen konuşmaya alan açmanın en iyi yolu, konuşmaları için baskı yapmamaktır.


Kendi gününüzden bahsedin

Çocuğunuz eve geldiğinde hemen onun gününü sorgulamak yerine, kendi gününüzden küçük bir şey paylaşmayı deneyebilirsiniz. Örneğin işte başınıza gelen ilginç veya komik bir olayı anlatabilirsiniz. Bu, konuşmayı bir “sorgulama” olmaktan çıkarıp karşılıklı bir sohbete dönüştürür. Ergenler kendilerine hesap soruluyormuş veya konuşmaya zorlanıyormuş gibi hissettiklerinde savunmaya geçebilirler. Buna karşılık, gündelik ve doğal bir sohbet ortamı onların daha rahat hissetmelerine yardımcı olabilir.


Bir diğer önemli nokta da çocuğunuzun duygusal yoğunluğuna uyum sağlamaktır.

Eğer çocuğunuz yorgun, keyifsiz veya içine kapanıksa, sizin aşırı enerjik ve konuşkan bir şekilde yaklaşmanız ters etki yaratabilir. O anda ihtiyacı olan şey, neşelendirilmek değil, önce anlaşılmak ve biraz alan bulmak olabilir.


Onların konuşmak istediği zamanı kaçırmayın

Bir başka önemli ayrıntı da ergenlerin uyku düzenidir. Ergenlik döneminde biyolojik saat değişir; melatonin salgısındaki değişiklikler nedeniyle gençler genellikle geceleri daha geç saatlerde uyanık ve zihinsel olarak daha aktif olabilirler. Dolayısıyla sizin artık ışıkları kapatıp uyumaya hazırlandığınız, ya da televizyon karşısında çoktan uyuklamaya başladığınız saatlerde onlar birdenbire sohbet etmek isteyebilir. Tam da o anda: “Şimdi mi?” demek yerine, mümkünse o anı değerlendirin.


Bir çay hazırlayın, gözlerinizi açık tutmaya çalışın ve dinleyin. Çünkü bazen çocuğunuzun sizinle konuşmak için seçtiği zaman, sizin için hiç de ideal bir zaman olmayabilir. Ancak o anı paylaşmak, ilişkiniz açısından düşündüğünüzden çok daha değerli olabilir.


Zor konuları konuşurken göz göze gelmek şart değil

Özellikle konuşulması zor konularda, yan yana olduğunuz ve doğrudan göz teması kurmanız gerekmeyen ortamlar oldukça işe yarayabilir. Örneğin:


Arabada birlikte yolculuk ederken,

Uzun bir yürüyüş sırasında,

Birlikte yemek hazırlarken,

Köpeği gezdirirken


sohbet etmek daha kolay olabilir. Doğrudan göz göze gelmemek, bazı gençlerin kendilerini daha rahat ifade etmelerine yardımcı olabilir. Özellikle hassas konularda, yan yana olmak bazen yüz yüze oturmaktan daha az baskı yaratır. Bu nedenle önemli bir konuşma yapmak için mutlaka “karşı karşıya oturalım ve konuşalım” şeklinde resmi bir ortam yaratmak zorunda değiliz. Bazen en iyi konuşmalar, hayatın içindeki sıradan anlarda ortaya çıkar.


Nöroçeşitli çocuklarla bağ kurmak

Otizm spektrumunda olan veya başka nörogelişimsel farklılıkları bulunan çocuklarla bağ kurmak zaman zaman daha fazla yaratıcılık gerektirebilir. Bunun nedeni, geleneksel iletişim ve ilişki kurma yöntemlerinin her çocuk için aynı şekilde işe yaramamasıdır.


Bazı çocuklar fiziksel temastan hoşlanmayabilir, göz teması kurmakta zorlanabilir ya da duygularını sözcüklerle ifade etmekte güçlük çekebilir. Bu durumda “Neden benimle konuşmuyorsun?” diye ısrar etmek yerine, çocuğunuzun dünyasına yaklaşmanın başka yollarını aramak daha faydalı olabilir. Örneğin, onun ilgi alanlarına gerçekten ilgi göstermeyi deneyebilirsiniz. Sevdiği bir bilgisayar oyununu birlikte oynamak, ilgilendiği bir konu hakkında onun anlattıklarını dinlemek ya da birlikte komik köpek videoları izlemek size çok anlamlı gelmeyebilir. Ancak çocuğunuz için bunlar önemli olabilir.


Buradaki amaç yalnızca onun sevdiği şeyleri yapmak değildir. Asıl mesaj şudur: “Senin dünyanı merak ediyorum. İlgi alanların benim için değerli. Olduğun hâlinle seninle bağ kurmak istiyorum.”


Bağ kurmak her zaman uzun sohbetler etmek veya duyguları açıkça konuşmak anlamına gelmez. Bazen birlikte sessizce bir oyun oynamak, bir videoya gülmek ya da çocuğunuzun sevdiği bir konu hakkında onu dinlemek de güçlü bir bağ kurma biçimidir.


Son olarak…

Ergenlik döneminde çocuklarımızın bizden uzaklaştığını düşünebiliriz. Oysa çoğu zaman bize hala ihtiyaç duyarlar; yalnızca bunu ifade etme biçimleri değişir. Bu süreçte amacımız bizlerle her şeyi paylaşmalarını sağlamak değil, konuşmak istediklerinde yanlarında onları dinlemeye hazır olduğumuzu hissettirmek olmalı.


Bazen bir soru sormak yerine ona konuşması için alan açmak, bazen tavsiye vermek yerine dinlemek, bazen de onların seçtiği zamanda birkaç dakika daha uyanık kalmak… Ergeninizin sizinle kurduğu iletişimin kapısını açık tutmak için düşündüğünüzden çok daha etkili olabilir.


Kaynaklar:

Damour L., (2023), “The Emotional Lives of Teenagers: Raising Connected, Capable and Compassionate Adolescents”, Penguin Random House, NY


Stixrud W., Johnson N., (2021), “What Do You Say? How To Talk With Kids To Build Motivation, Stress Tolerance and A Happy Home”, Penguin Random House, NY



 
 
 

Yorumlar


bottom of page