Çocukluk ve Ortaokul Yıllarında Sporda Tek Branşa Erken Yönelme
- Zeynep Okur Guner, PhD

- 1 gün önce
- 3 dakikada okunur

Hiç düşündünüz mü, bizim okul yıllarımızda yaptığımız spor aktivitelerinin tadı bugünün çocuklarının spor deneyimlerinden ne kadar farklıydı?
Ben masa tenisi oynarken ne kadar rahat olduğumu ve ne kadar eğlendiğimi hatırlıyorum. Oysa okul takımının bir üyesiydim ve düzenli olarak turnuvalara katılıyordum. Masa tenisi antrenmanlarımın yanı sıra, her yıl başka pek çok spor dalını da denediğimi ve bunlardan keyif aldığımı hatırlıyorum. Bugünün çocuklarının spor deneyimleri ise benimki ve muhtemelen sizin deneyiminizden oldukça farklı görünüyor ve hissettiriyor. Jayanthi et al., ‘Sports Specialization in Young Athletes’ başlıklı araştırmalarında şöyle ifade ediyor: “Çocukların spora katılımı, çocuğun yönlendirdiği, eğlence ve keyif amacı taşıyan serbest oyunlardan; yetişkinlerin yönlendirdiği, son derece yapılandırılmış ve belirli bir spora özgü becerilerin geliştirilmesine adanmış planlı antrenmanlara doğru evrildi.”
Tek branşa erken yönelmenin farklı tanımları olabilir. Ancak genel olarak, tek bir spor dalında yıl boyunca yoğun biçimde antrenman yapmak bu kapsamda değerlendirilebilir. Tanımın, diğer spor dallarının dışarıda bırakılmasını ve yıl boyunca —en azından bir akademik yıl boyunca— devam eden bir antrenman sürecini içermesi gerekir. Bununla birlikte, antrenmanın yoğunluğu veya hacmi tanımın bir ölçütü olmayabilir.
Bizim neslimizin spor deneyimi ile bugünkü spor anlayışı arasındaki temel farklardan biri, bizim daha çok “amaçlı oyun” (deliberate play) deneyimlemiş olmamızdı. Buradaki temel amaç aktiviteden keyif almaktı. Bugün ise spor eğitimi büyük ölçüde “amaçlı antrenman” (deliberate practice) anlayışına dayanıyor; temel amaç performansı geliştirmek. Amaçlı antrenman ve düzenli çalışmanın spor başarısıyla pozitif yönde ilişkili olduğu biliniyor. Ancak, amaçlı ve yoğun antrenmana çok erken yaşta başlamanın başarı üzerindeki etkisi tartışmalı. Araştırmalar, erken yaşlarda farklı spor dallarının denenmesi ve ilerleyen yaşlarda belirli bir branşta uzmanlaşmanın; daha iyi performans, daha az sakatlık ve spora daha uzun süre devam etme ile ilişkili olduğunu gösteriyor.
İlkokul ve ortaokul yıllarında farklı spor dallarını deneyen çocuklar, ergenliğin ilerleyen dönemlerinde tek bir spor dalına yöneldiklerinde bu sporu daha uzun süre yapma eğiliminde oluyorlar. Buna karşılık, ilk ve ortaokul yıllarında tek bir spor dalına yönelen çocukların, ergenliğin ilerleyen dönemlerinde o sporu bırakma olasılıkları daha yüksek.
Erken yaşta farklı sporları deneyimlemek motivasyonu destekliyor; motivasyon ve bir spordan keyif alma ise başarıyı öngören önemli faktörler arasında. Tek branşa erken yönelmek ve yoğun antrenman yapmak yalnızca spordan alınan keyfin azalmasına —ki bu, sporu erken bırakmanın nedenlerinden biri olabilir— değil, aynı zamanda sakatlıklara da yol açabiliyor.
Tek branşa erken ve aşırı yönelmenin en önemli sorunlarından biri sakatlıklar. Ortopedi cerrahları, çocuklarda hobisel spor yaralanmalarının azalmakta olduğunu; buna karşılık organize sporlar sırasında meydana gelen yaralanmaların belirgin biçimde arttığını belirtiyor. Üstelik tek bir spor dalına yönelen çocuklarda, özellikle küçük yaşlarda, sakatlık oranları daha da yüksek. Örneğin, bugün ACL (ön çapraz bağ) rekonstrüksiyonu geçiren en yaygın hasta gruplarından biri 13–17 yaş arasındaki kız çocukları. “Tommy John ameliyatı” olarak bilinen Ulnar Kollateral Bağ rekonstrüksiyonu ise bir zamanlar daha çok profesyonel sporcularla özdeşleşen bir ameliyattı; bugün ise bu ameliyatı geçirenlerin önemli bir bölümünü lise çağındaki sporcular oluşturuyor.
Spor yaralanmaları çocuklarda, elit düzeydeki profesyonel sporculardan daha sık görülmeye başladığında, bence hepimizin bir an durup derin bir nefes almasının ve küçük yaşlarda tek branşa erken yönelmeden önce yeniden düşünmesinin zamanı gelmiş olabilir.
Belki de yapmamız gereken, üniversiteye kabul ve gelecek kaygılarımızı biraz olsun bir kenara bırakmak; çocuklarımızın farklı sporları denemesine, çeşitli beceriler geliştirmesine ve en önemlisi bol bol eğlenmesine izin vermek. İlkokul ve ortaokul yılları, çocukların neyi gerçekten sevdiklerini keşfederken enerjilerini atabilecekleri ve sporla sağlıklı bir ilişki kurabilecekleri yıllar olabilir.
Üstelik veriler, erken çocukluk ve erken ergenlik döneminde tek bir spor dalıyla sınırlı kalmak yerine birden fazla sporla ilgilenmenin, ilerleyen yıllarda elit düzeyde bir sporcu olma yolunda daha iyi bir yol olduğunu gösteriyor. Çocukluklarında birden fazla spor dalıyla ilgilenerek çok yönlü atletik beceriler geliştiren ve daha sonra dünya çapında sporcular hâline gelen pek çok örnek var. Michael Phelps, Nadia Comaneci, Eileen Gu ve Michael Jordan bunlardan yalnızca birkaçı.
Jayanthi ve arkadaşlarının da belirttiği gibi: “Elit düzeyde becerilere ulaşmak için belli ölçüde spor branşlaşması gereklidir. Ancak çoğu spor dalında, başarı şansını artırırken sakatlık ve psikolojik stres riskini en aza indirmek için diğer sporların dışlandığı yoğun tek-branş antrenmanları ergenliğin ileri dönemlerine kadar ertelenmelidir.”
Kaynaklar:
Berman R., (2014), Hate Me Now, Thank Me Later, Harper Collins
Natterson C., Kroll-Bennett V., (2023), This Is So Awkward, Random House Books, London, NY
Lahey J., (2015), The Gift of Failure, Harper Collins, London, NY
Podcast: This Is So Awkward by Cara Natterson and Vanessa Kroll-Bennett, Youth Sports (Over-)Specialization, Aired on 30/08/2024



Yorumlar