Çocuğunuz Akran Zorbalığına Uğradığını Söylediğinde Ne Yapmalısınız?
- Zeynep Okur Guner, PhD

- 4 gün önce
- 3 dakikada okunur

Bir ebeveyn olarak yaşayabileceğimiz en zor anlardan biri gerçekleşti: Çocuğumuz bize okulda zorbalığa maruz kaldığını söyledi. Peki şimdi ne yapmalıyız?
İlk içgüdümüz okula gidip müdürle konuşmak, olaya karışan çocuklar için en ağır yaptırımların uygulanmasını talep etmek olabilir. Çocuklarımızı koruma isteğimiz son derece doğal olsa da, ilk aklımıza gelen çözüm her zaman en doğru yaklaşım olmayabilir. Her şeyden önce, çocuğumuzun yaşadığı zorluklarla ilgili kendi duygularımızı bir kenara bırakmamız gerekir. Bu süreç bizimle değil, onunla ilgilidir. Daha önceki yazılarımda da değindiğim gibi, öncelikle çocuğumuzun yaşadığı durumun sıradan bir anlaşmazlık mı yoksa akran zorbalığı mı olduğunu netleştirmeliyiz. Burada özellikle güç dengesizliğinin varlığına dikkat etmek önemlidir. Bunun gerçekten zorbalık olduğundan emin olduktan sonra, çocuğunuzu bu durumla tek başına mücadele etmek zorunda bırakmayın. Ancak aynı zamanda aşırı müdahaleci olmaktan da kaçının; çünkü bazı durumlarda bu, çocuğunuzun yaşadığı süreci daha da zorlaştırabilir.
Zorbalıkla ilgili geleneksel öneriler genellikle zorbaya ve okullar ile ebeveynlerin zorbalığı durdurmak için neler yapabileceğine odaklanır. Bu yaklaşım kimi zaman etkili olsa da her zaman yeterli değildir. Aynı zamanda çocuğumuzun, mümkün olduğunca zorbalığa etkili şekilde karşılık verebilecek özgüven ve beceriler geliştirmesine de destek olmalıyız. Elbette bazı durumlarda yetişkinlerin ve okulun doğrudan müdahalesi kaçınılmazdır. Bu iki yaklaşım arasında hassas bir denge kurmak gerekir ve bunu başarmak her zaman kolay değildir.
Peki bunu günlük hayatta nasıl uygulayabiliriz?
1. Onu Sakin Bir Şekilde Dinleyin
Mümkün olduğunca sakin kalmaya çalışın ve sözünü kesmeden onu dinleyin. Konuşmasını tamamladıktan sonra, durumu daha iyi anlayabilmek için şu tür sorular sorabilirsiniz:
"Bu daha önce de oldu mu?"
"Şimdiye kadar bununla başa çıkmak için neler denedin?"
"Sen nasıl karşılık verdin?"
Bu aşamadaki amacınız sorunu hemen çözmek değil, önce durumu tam olarak anlamaktır.
2. Anlattıklarını Kendi Sözlerinizle Özetleyin
Bu, sürecin en önemli adımlarından biridir. Çocuğunuzun anlattıklarını kendi ifadelerinizle tekrar ederek onu doğru anlayıp anlamadığınızı kontrol edin. Bu yaklaşım hem ayrıntıları netleştirmenize yardımcı olur hem de çocuğunuza gerçekten dinlendiğini hissettirir.
Konuşmanın sonunda yaşadıklarının ne kadar zor olduğunu kabul edin ve hissettiklerine empati gösterin.
3. Çözümün Bir Parçası Olmasını Sağlayın
Çocuğunuza bu durumla nasıl başa çıkmak istediğini sorun. Hemen çözüm üretme ya da kontrolü tamamen ele alma isteğinize direnin. Bunun yerine birlikte fikir üretmeye çalışın.
Bu, çocuğunuzu güçlendirmenin ilk adımıdır. Ona önemli bir mesaj verir: Çaresiz değildir. Bir sesi vardır ve bu sürecin nasıl ilerleyeceğine dair söz sahibidir.
4. Özgüvenini Güçlendirin
Artık güçlendirme sürecini pratiğe dökme zamanı.
Olası senaryoları birlikte konuşun ve nasıl tepki verebileceğini önceden çalışın. Rol yapma çalışmaları (role-play) bu konuda oldukça etkili olabilir.
Kendinden emin bir ses tonu, kararlı bir duruş, göz teması kurma ve uygun yüz ifadeleri gibi becerileri öğretmek, çocuğunuzun daha güçlü ve özgüvenli görünmesine yardımcı olabilir. Bu yöntemler her zaman zorbalığı tamamen durdurmasa da, çocuğunuzun kendisini daha hazırlıklı ve güçlü hissetmesini sağlar.
5. Evde Güvenli ve Destekleyici Bir Ortam Sunun
Çocuğunuz okulda zor bir dönemden geçiyorsa, ev onun için güvenli, huzurlu ve bağ kurabileceği bir yer olmalıdır.
Gerekirse üzerindeki gereksiz sorumlulukları veya etkinlikleri azaltın ve birlikte keyifli zaman geçirebileceğiniz fırsatlar yaratın. Birlikte film izlemek, ailece yemek yemek, kutu oyunları oynamak ya da parkta yürüyüş yapmak gibi basit aktiviteler bile çocuğunuzun kendisini desteklenmiş ve ait hissetmesine katkı sağlar.
6. Okul Dışındaki Etkinliklere Katılımını Destekleyin
Çocuğunuzu bir spor dalına, hobiye, kulübe veya okul dışındaki başka bir etkinliğe yönlendirin. Bu, yeni arkadaşlıklar kurmasına ve farklı ortamlarda özgüven geliştirmesine yardımcı olur.
Çocukların birden fazla arkadaş grubuna sahip olması önemlidir. Böylece tüm sosyal ihtiyaçlarını tek bir gruba bağlı kalarak karşılamak zorunda kalmazlar. Bir grupta sorun yaşandığında, destek görebilecekleri başka sosyal çevreleri de olur.
7. İyi Oluşunu Yakından Takip Edin
Çocuğunuzun ruh hâlini, uyku düzenini, iştahını ve genel davranışlarını dikkatle gözlemleyin. Bunlar, yaşadığı durumla ne kadar başa çıkabildiğine dair önemli ipuçları verebilir.
Ruh hâlinde belirgin değişiklikler, uzun süren mutsuzluk, içine kapanma, iştah değişiklikleri, uyku sorunları veya sizi endişelendiren başka davranışlar iki haftadan uzun sürüyorsa, aile hekiminize veya bir ruh sağlığı uzmanına danışmayı değerlendirin.
8. Gerektiğinde Okulla İş Birliği Yapın
Durum giderek kötüleşiyorsa, zorbalık tekrarlanıyorsa, fiziksel zarar veya tehdit içeriyorsa ya da çocuğunuzun ruhsal iyiliğini ciddi şekilde etkiliyorsa artık okulun sürece dâhil edilme zamanı gelmiştir.
Okulla iletişime geçmeden önce bunu çocuğunuza mutlaka söyleyin. Kararınıza katılmayabilir; ancak bunu sonradan öğrenerek şaşırmamalıdır. Süreç hakkında açık olmak, aranızdaki güveni korur ve onun arkasından iş çevirmediğinizi, birlikte hareket ettiğinizi hissettirir. Sonuçta, çocuğunuz istemese bile okulu devreye sokmanız gereken bir nokta gelebilir. Ancak süreç boyunca onu bilgilendirmek, kendisini değerli, saygı duyulan ve sürecin bir parçası olarak hissetmesine yardımcı olacaktır.
Çocuğumuzu duygusal olarak acı çekerken görmek hiçbir ebeveyn için kolay değildir. Böyle zamanlarda çocuklarımızın en çok ihtiyaç duyduğu şey; sakinliğimiz, desteğimiz ve yol göstericiliğimizdir. Üzgün, öfkeli ya da kaygılı hissetmemiz son derece doğaldır. Ancak bizim sakin ve güven veren duruşumuz, çocuğumuzun bu zorlu süreci daha güvende hissederek atlatmasına önemli ölçüde yardımcı olabilir.
Bir sonraki yazımda ise, zorbalık yapan tarafın kendi çocuğumuz olduğu durumlarda ebeveynlerin nasıl bir yaklaşım benimseyebileceğini ele alacağım.
Kaynaklar:
Payne K. J., (2022), “Emotionally Resilient Tweens and Teens”, Shamabala, Colorado



Yorumlar